E-ihracata karar veren işletmelerin çoğu aynı soruyla başlar: “Amazon’da mı satalım, kendi sitemizde mi?” Oysa kanal sorusu ikinci sırada gelir. Önce hangi ülkede, hangi ürünle ve hangi fiyat aralığında rekabet edebileceğinizi bilmeniz gerekir. Kanal bu cevabın doğal sonucudur.
Bu yazıda ilk pazarı ve ilk kanalı seçerken bizim de danışmanlık sürecinde kullandığımız beş ölçütü anlatıyoruz.
1. Talep: ürününüzü o ülkede kim arıyor?
Hedef ülkedeki pazaryerlerinde ürün kategorinizi arayın ve ilk sayfadaki ürünlere bakın. Kaç satıcı var, yorum sayıları ne düzeyde, fiyatlar hangi aralıkta? Yorum sayısı yüksek ama satıcı sayısı sınırlı bir kategori, talebin olduğunu ve henüz doymadığını gösterir. Hiç rakip olmayan kategori ise çoğu zaman fırsat değil, talep olmadığının işaretidir.
2. Rekabet: fiyatta mı, farkta mı yarışacaksınız?
Aynı ürünü Uzak Doğu’dan çok daha düşük maliyetle getiren satıcılarla fiyatta yarışmak, Türkiye’den gönderilen ürünler için genellikle sürdürülebilir değildir. Tasarım, malzeme kalitesi, el işçiliği veya hızlı teslimat gibi bir farkınız varsa, onu öne çıkarabileceğiniz pazarı seçin. Avrupa’da kalite algısı, ABD’de marka ve yorum gücü, Rusya’da fiyat ve teslim süresi daha belirleyicidir.
3. Lojistik: ürün müşteriye nasıl ve kaça ulaşacak?
Ürününüzün boyutu ve ağırlığı, hangi pazarın mantıklı olduğunu doğrudan belirler. Hafif ve yüksek değerli ürünler mikro ihracatla tek tek gönderilebilir. Hacimli ürünlerde ise hedef ülkedeki bir depoya toplu gönderim (Amazon FBA, Walmart WFS, Ozon FBO gibi) neredeyse zorunludur. Karar vermeden önce bir ürün için uçtan uca maliyeti çıkarın: navlun, gümrük, depo, pazaryeri lojistik ücreti ve iade.
Bu hesabı ürün bazında yapmak için hesaplama araçlarımızdaki kâr hesaplayıcıyı kullanabilirsiniz.
4. Ödeme ve tahsilat: para size nasıl dönecek?
Her pazaryeri satıcıya ödemeyi farklı bir takvimle ve farklı hesap türlerine yapar. Bazı pazaryerleri yerel banka hesabı veya yerel şirket ister, bazıları uluslararası ödeme hizmetleriyle çalışır. Tahsilatın nasıl yapılacağını, döviz dönüşümünün maliyetini ve paranın Türkiye’ye nasıl getirileceğini en başta netleştirin. Bu soru çoğu zaman şirket yapısı kararını da beraberinde getirir.
5. Şirket yapısı: Türkiye’deki şirketiniz yeterli mi?
Birçok pazaryerinde Türkiye’deki şirketinizle satış yapabilirsiniz. Ancak bazı kanallarda yerel şirket ve vergi numarası başvuruyu kolaylaştırır ya da şarttır. Örneğin ABD’de Walmart Marketplace ve bazı ödeme altyapıları için ABD şirketi büyük avantaj sağlar. Şirket kuruluşunu satış planının bir parçası olarak düşünün; tek başına bir hedef olarak değil. Ülke farklarını yurt dışında şirket kuruluşu sayfamızda karşılaştırdık.
Kanal seçimi: pazaryeri mi, kendi site mi?
İlk pazara girişte pazaryeri genellikle daha hızlı sonuç verir: trafik hazırdır, müşteri güveni platformdan gelir, lojistik çözümleri entegredir. Buna karşılık komisyon ve reklam maliyeti yüksektir, müşteri verisi sizde kalmaz. Kendi siteniz ise daha yüksek kâr marjı ve marka kontrolü sunar ama trafiği reklamla ve içerikle sizin getirmeniz gerekir.
Bizim önerdiğimiz sıra çoğu ürün için şudur: önce bir pazaryerinde talebi ve fiyatı test etmek, satış verisi oluştuktan sonra kendi siteyi ikinci kanal olarak açmak.
Bir sonraki adım
Bu beş soruyu ürününüz için cevapladığınızda, ilk pazar ve kanal seçimi büyük ölçüde netleşir. Cevaplardan emin olmadığınız noktalar varsa e-ihracat danışmanlığı kapsamında ürününüz için pazar ve kanal analizini birlikte yapabiliriz.
Yazar: FLQUE Danışmanlık Ekibi · Son güncelleme: 3 Kasım 2026



